Riftan kendi gücünü gölgeleyecek kimseyi istemiyor. Agnes’ı da istememesini yırtıcı bulduğu için demişti başlarda. Agnes’ın yarım fıçı bira içebilmesiyle Maxi bir değil. Buna bile sinirlendi çünkü ona zayıf ve acizlik daha çekici geliyor. Ruth ile ilk büyü çalışmalarına başladığında da ona yardıma ihtiyacım yok diye kızmıştı ve onu hep zayıf ve narin buluyor bir gezintiyi bile büyütüyor. Dinlenmesi gerektiğini söylüyor. Bakınca aslında Maxi de bu durumdan faydalanıyor. Savaş eğitimi alanına giderken bile mızmızlanıp durdu ama neden?? Merdiven çıkınca, etrafı Agnes’e gösterirken bile hemen tükeniyor. İkisinin ilişkisinde sağlıksız bir alt metin var. Kadının küçük ve güçsüz görülmesi ve bu durum da kadın tarafından kabullenilmiş ve çaresiz hamleler içeriyor. Belki bir asır önce olsa bu hikayeyi normal bulurdum ama ne zaman Riftan onun dinlenmesini istese sinirim bozuluyor. İki karakterle de bağ kuramıyorum. Bir yerde umarım bir şeyler değişiyordur. Bunu görmek için devam ediyorum….
Çok yanlış bir yerden baktığınıza inanıyorum, bence özellikle Agnes’ın gelmesiyle Maxi’yi sürekli narin olarak nitelendirmesi (ki zaten Max’i narin biri, sürekli anksiyete krizleri geçiriyor ve yemek yeme alışkanlığı bozuk olduğundan sık sık hasta olmaya elverişli biri. Riftan’ın sürekli demesi beni de rahatsız etse bile Maxinin hali de ortada) karısını küçük göstermekten çok Agnes’tan uzak tutmak istemesi. Kendisini ne kadar yetenekli bir kadın olarak bile görse Maxiyi manipüle etmesinden korkuyor. Riftan’ın Agnes’ı istememesindeki başlıca sebebin de Agnes’ın şarap düşkünlüğü değil Kraliyete yakın olmak istememesi. Basit bir yol için bile zor bulunan onca büyülü taşı kendi taraflarına alan bir antlaşma yapmadılar mı? Riftan akıllı bir adam, Agnes ile evlense kendi istediği değil kraliyete bağlı yaşaması gerektiğini biliyordu. En azından şuan hareketleri çok daha özgür ve bir gün Ruth’un da dediği gibi Kral olabilir. Bu yüzden kraliyet onu yanında istiyor ya zaten. Agnes’in Maxinin yanındayken sürekli başkenti açmasının tek sebebi de budur, Riftan’ı ikna edemeyeceğini fark etti ve onun zaafına yöneldi. “Sen taşınmak istediğini söylersen” iması geçirdi zaten bu bölüm. Tek istediği kraliyetin mutlak monarşisini sağlamak aslında. Bana pek masum gelmiyor Agnes, zaten Malxide bunu hissediyor ama yıllarca gördüğü (babasından gördüğü psikolojik ve fiziksel şiddet düşündüğü/ hissettiği en ufak şeyden bile şüphe etmesine sebep oluyor. Eminim onunla koskaca bir yıl geçiren Riftan’da Agnes hakkınds belli bilgileri sahiptir. Maxi’nin iki günde hissettiğini o çoktan hissetmiş olmalı. İlk haline göre o kadar ilerledi ki, korkak yada cılız olmayı kabu etmesinin sebebi babası, riftan değil. Zaten Anatol’a taşındığından beri güçsüz olmadığını kanıtlamaya çalışıyor.riftan da onun geçmişini bilmediğinden yorulmasını istemiyor,büyü öyle kolay bir şey değil neticesinde. Aslında ikisi de birbirini düşünüyor,birbirini huzurlu yapmak istiyor ancak karşılıklı iletişimleri bence zayıf, oturup düzgünce konuştukları sahneler çok çok az. Zaten Maxi’nin zihni onu bir dakika bile rahat bırakmıyor ki, ona rağmen özgüvenini sağlam tutmaya çalışıyor. Doğru düzgün bir sevgi modeli görmediği belli Maxi’nin Riftanın onu bırakmamasının yolunu “becerekli” olmakta görüyor ama Riftan o bir şey yapmasa da onu bırakacak bir adam değil, bunu anlatmaya çalışıyor bence Riftan da ama pek becerekli değil anlatma konusunda. Maxiyi aşırı iyi kafamda konumlandırıp anlayabiliyor olsam da Riftan’ın boş çıkışları olduğunu inkar edemem ama bunu da aile insanı olmamasına sürekli savaşlara gidip gelmesine bağlıyorum. Çünkü Maxiye tek ailem sensin demişti, geçmiş hikâyesini bilmediğimden Maxi kadar kolay yorumlayamıyorum kendisini ama Riftan Maxiyi bir kenara bağlamak istemiyor, sadece endişeleniyor ve bunu nasıl yansıyacağını bilmiyor bence. Aralarında çok sağlıklı bir ilişki var/yok diyemem çünkü ikisi de böyle bir bağı yeni yeni inşa ediyorlar, birbirlerinin özelliklerine alışma evresindeler bence hâlâ,maxi koşulsuz sevgiyi, hatta sevgiyi daha yeni yeni görüyor evlilikleri boyunca. Öyle yani🩷
symydnnn
🎮 Lv. 1
22 XP
Riftan kendi gücünü gölgeleyecek kimseyi istemiyor. Agnes’ı da istememesini yırtıcı bulduğu için demişti başlarda. Agnes’ın yarım fıçı bira içebilmesiyle Maxi bir değil. Buna bile sinirlendi çünkü ona zayıf ve acizlik daha çekici geliyor. Ruth ile ilk büyü çalışmalarına başladığında da ona yardıma ihtiyacım yok diye kızmıştı ve onu hep zayıf ve narin buluyor bir gezintiyi bile büyütüyor. Dinlenmesi gerektiğini söylüyor. Bakınca aslında Maxi de bu durumdan faydalanıyor. Savaş eğitimi alanına giderken bile mızmızlanıp durdu ama neden?? Merdiven çıkınca, etrafı Agnes’e gösterirken bile hemen tükeniyor. İkisinin ilişkisinde sağlıksız bir alt metin var. Kadının küçük ve güçsüz görülmesi ve bu durum da kadın tarafından kabullenilmiş ve çaresiz hamleler içeriyor. Belki bir asır önce olsa bu hikayeyi normal bulurdum ama ne zaman Riftan onun dinlenmesini istese sinirim bozuluyor. İki karakterle de bağ kuramıyorum. Bir yerde umarım bir şeyler değişiyordur. Bunu görmek için devam ediyorum….
Ldya_nwyear
🎮 Lv. 1
1 XP
Çok yanlış bir yerden baktığınıza inanıyorum, bence özellikle Agnes’ın gelmesiyle Maxi’yi sürekli narin olarak nitelendirmesi (ki zaten Max’i narin biri, sürekli anksiyete krizleri geçiriyor ve yemek yeme alışkanlığı bozuk olduğundan sık sık hasta olmaya elverişli biri. Riftan’ın sürekli demesi beni de rahatsız etse bile Maxinin hali de ortada) karısını küçük göstermekten çok Agnes’tan uzak tutmak istemesi. Kendisini ne kadar yetenekli bir kadın olarak bile görse Maxiyi manipüle etmesinden korkuyor. Riftan’ın Agnes’ı istememesindeki başlıca sebebin de Agnes’ın şarap düşkünlüğü değil Kraliyete yakın olmak istememesi. Basit bir yol için bile zor bulunan onca büyülü taşı kendi taraflarına alan bir antlaşma yapmadılar mı? Riftan akıllı bir adam, Agnes ile evlense kendi istediği değil kraliyete bağlı yaşaması gerektiğini biliyordu. En azından şuan hareketleri çok daha özgür ve bir gün Ruth’un da dediği gibi Kral olabilir. Bu yüzden kraliyet onu yanında istiyor ya zaten. Agnes’in Maxinin yanındayken sürekli başkenti açmasının tek sebebi de budur, Riftan’ı ikna edemeyeceğini fark etti ve onun zaafına yöneldi. “Sen taşınmak istediğini söylersen” iması geçirdi zaten bu bölüm. Tek istediği kraliyetin mutlak monarşisini sağlamak aslında. Bana pek masum gelmiyor Agnes, zaten Malxide bunu hissediyor ama yıllarca gördüğü (babasından gördüğü psikolojik ve fiziksel şiddet düşündüğü/ hissettiği en ufak şeyden bile şüphe etmesine sebep oluyor. Eminim onunla koskaca bir yıl geçiren Riftan’da Agnes hakkınds belli bilgileri sahiptir. Maxi’nin iki günde hissettiğini o çoktan hissetmiş olmalı. İlk haline göre o kadar ilerledi ki, korkak yada cılız olmayı kabu etmesinin sebebi babası, riftan değil. Zaten Anatol’a taşındığından beri güçsüz olmadığını kanıtlamaya çalışıyor.riftan da onun geçmişini bilmediğinden yorulmasını istemiyor,büyü öyle kolay bir şey değil neticesinde. Aslında ikisi de birbirini düşünüyor,birbirini huzurlu yapmak istiyor ancak karşılıklı iletişimleri bence zayıf, oturup düzgünce konuştukları sahneler çok çok az. Zaten Maxi’nin zihni onu bir dakika bile rahat bırakmıyor ki, ona rağmen özgüvenini sağlam tutmaya çalışıyor. Doğru düzgün bir sevgi modeli görmediği belli Maxi’nin Riftanın onu bırakmamasının yolunu “becerekli” olmakta görüyor ama Riftan o bir şey yapmasa da onu bırakacak bir adam değil, bunu anlatmaya çalışıyor bence Riftan da ama pek becerekli değil anlatma konusunda. Maxiyi aşırı iyi kafamda konumlandırıp anlayabiliyor olsam da Riftan’ın boş çıkışları olduğunu inkar edemem ama bunu da aile insanı olmamasına sürekli savaşlara gidip gelmesine bağlıyorum. Çünkü Maxiye tek ailem sensin demişti, geçmiş hikâyesini bilmediğimden Maxi kadar kolay yorumlayamıyorum kendisini ama Riftan Maxiyi bir kenara bağlamak istemiyor, sadece endişeleniyor ve bunu nasıl yansıyacağını bilmiyor bence. Aralarında çok sağlıklı bir ilişki var/yok diyemem çünkü ikisi de böyle bir bağı yeni yeni inşa ediyorlar, birbirlerinin özelliklerine alışma evresindeler bence hâlâ,maxi koşulsuz sevgiyi, hatta sevgiyi daha yeni yeni görüyor evlilikleri boyunca. Öyle yani🩷