Hallownest’e Minik Bir Yolculuk
Hallownest’in Derinliklerine Bir Yolculuk : Hollow Knight.

Bağımsız oyun dünyasının en parlak yıldızlarından biri olan Hollow Knight, ilk bakışta sadece sevimli böceklerin olduğu basit bir platform oyunu gibi görünebilir. Ancak yüzeyin hemen altına indiğinizde sizi melankolik, zorlu ve keşfedilmeyi bekleyen devasa bir yeraltı krallığı karşılar. Team Cherry tarafından geliştirilen bu oyun kesinlikle en sevdiğim oyunlardan biridir.
” Gölgelerin içinde, unutulmuş bir krallığın kalıntıları yatıyor…”

Oyunun en çarpıcı yanlarından biri, tamamen elle çizilmiş muazzam sanat tasarımıdır. Her bir bölge kendine has bir karaktere ve renk paletine sahiptir. Christopher Larkin’in bestelediği müzikler ise oyunun asmosferini mükemmel bir şekilde tamamlıor. Ara ara Spotify’dan açıp dinlerim yani müzikleri o derce güzeldir.
Peki siz bu oyunu neden oynamalısınız?
Savaş mekanikleri inanılmaz derecede akıcı ve karakter kontrolleri de hiçbir şekilde elinden tutup sana yardımcı olmuyor. Yani bir şeyi başarman gerekiyorsa gerçekten senin başarman gerekli. Bu da oyunu hem zor hem zevkli ve oldukça gerçekçi yapıyor.
Harita tasarımı bir labirent gibi karmaşık ama bir o kadar da birbirine zekice bağlıdır. Kaybolmak, bu oyunda yaşayabileceğiniz en güzel deneyimlerden biri çünkü her zaman dolaşırken bir yerde bir gizli geçitte yeni bir sır, hikaye kırıntısı veya gizli bir boss sizi bekliyor olabilir.
Oyunun zorluk seviyesi zaman zaman ciddi anlamda test edici olabilir. Ancak her düşmanın kendine has bir ritmi vardır ve bu hareket kalıplarını öğrendikten sonra gelen başarma hissi paha biçilemez.
Eğer zorluklarla başa çıkmayı seven biriyseniz ve keşif merkezli bir oyun arıyorsanız Hollow Knight kesinlikle size göre. İğnenize sarılın ve karanlığa adım atın; Hallownest’in gizemleri sizi bekliyor.
Yazımın sonu için minik bir not: Bence eğer gamepad ile oynarsanız oyun kesinlikle daha zevkli bir hale gelecektir.
BÖLÜM İNCELEMELERİ